philiser’s Blog

Dexter ve bir teze ayrıntı olabilecek diğer seri katiller

Posted on: Kasım 3, 2008

Pek çoğumuzun da bildiği üzere Dexter ekranların en iyi kötü adamı olarak reklam edilip ekranlarımızda gösteriliyor. Sinema’da şiddetin izlerini sürecek olan bir tez konusu arayışındaydın ve Dexter en başından beri gözümün içine bakıyordu ama ben onu bir seçenek olarak görmemeyi tercih ediyordum, ama eliphd arkadaşım da neden olmasın deyince, bende  Dexter’dan başlayarak onu sevme sebeplerimizi aramaya girişip, seri katillerin sinemadaki tarihsel serüvenini, filmlerin gişelerini ve insanların bu filmler ve katiller üzerine olan düşüncelerini araştıracağım.

  • Dexter’ın geçmişi oldukça kısa anılarla anlatılıyor ama biz onun annesinin bir takım adamlara bulaştığını, ve Dexter’ın baba olarak bildiği polisin de yardımıyla bu adamlardan polise bilgi sızdırdığını biliyoruz. Sonunda polis kadını koruyamadı, o ve iki oğlu kötü adamların eline düştü, bu adamlar annelerini doğrarken çocukları da kadının kanlarının aktığı bir odaya kapatıılar ve bu çocuklar uzun süre o kanlarla aynı yerde kaldılar…
  • Hanibal Lecter, bu adam sinema tarihine belirgin bir iz bırakırken, hasılat rekorları kıran filmlerle de seri katillere olan ilgiyi arttırdı, yoksa ilgi zaten var mıydı, Hanibal Lecter’a ve 3’lemeye dikkatimi yoğunlaştıracağım…
  • Al Bundy, bu adamın etkileyici filmlerinden birini “Yanımdaki Düşman” yakın zamanda 4400’ün Jordan Coiller’ı tarafından oynanırken izledim, esrarengiz, suça meyilli olabilecek adamlar listemde ilk 10da bulunan Billy Campbell oldukça etkileyici bir performans sergilerken, kendi savunması sırasında kadınlardan bir fanatik grup edinmiş olması kendisine oldukça etkileyici ??*
  • Seven filminde ise Kevin Spacy, Morgan Freeman ve Brad Pitt’e karşı, bir kaç sahneden görmüş olsak da bu adamı, daha sonraki kariyerinde ilerlemesini sağlamış performansıyla aklımızda yer ediyor.
  • SORU: Anthony Hopkins, Kevin Spacy, John Malkovich, Billy Campbell, Charlize Theron, Michael C. Hall tarafından canlandırılan seri katiller özellikle zeki görünüşlü insanlar tarafından mı canlandırılıyor? Çoğunlukla orta yaşlı, ama güzel görünümlü, titiz, gizemli insanlar…
  • Jack the Ripper filminde gözümüzden kaçmayan çok şukela Bilbo Baggins kişisi Ian Holm ise bence öyle ürkütücüydü ki, film boyunca hem o olsun dedim içimden, hem de hep şüphe ettim, diğer adamlarla ismi anılması gereken bir başka kişi…
  • Bu insanlar neden bizi bu kadar ürkütüyorlar, kim bu insanlar, neden başka oyuncular değil de üstte isimlerini sıraladığım kişiler tarafından canlandırılmaları tercih edilmiş, neden Dexter’ı tutkuyla seviyoruz ve yakalanmasını istemiyoruz, tarihsel süreç bazında bu tür filmlere rağbetin artması bizim seri ktillerin toplumdaki varlığıyla nihayet yüzleştiğimizi mi gösteriyor, Michael C. Hall’un Dexter rolüyle sarfettiği bir tanımlama vardı kendiyle ilgili; ben ne insanım, ne de canavarım, ben tamamiyle yeni bir türüm, bu cümle hakikaten de bizim onları yeni bir tür olarak kabul etmemiz gerektiğine mi işaret ediyor ??? Peki The Stranger Besides Me filmindeki Ann Rule karakterinin ağzından 2003 yılında sorulan soru; Al Bundy doğuştan mı canavardı, yoksa sonradan mı oldu?, bizi ne kadar tedirgin ediyor?
  • İşte genel hatlarıyla yukarıdaki sorulara cevap bulmaya çalışacağım tezimde eğer kabul edilirse ve tüm bu sorular ekseninde 60’lardan itibaren seri katillerin sinemadaki izlerini arayacağım, kimlerin performansı ne tür filmlerle bize nasıl yansıtılmış bunları araştıracağım, her türlü katkıya açığım…
Etiketler:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Philiser

Serbest Çağrışım Engellenemez... Marks'tan ve Engels'ten tam bağımsız olarak oluşturulan bu blog manifestosu, bir bardak kahve, bir dilim pasta eşliğinde yürürlüğe girmeyi beklemektedir. Sonuçta gökkuşağının altından çok atlar geçecektir, hipopotamlar ise her zaman çok vahşi olmayı sürdürecektir.
Blog yukarıdaki zeminden aldığı hareketle daireler çizerek bir dertler anlatır. dinleyiniz..

Twitter

Hata: Twitter yanıt vermedi.Lütfen birkaç dakika bekleyip bu sayfayı tazeleyin.

Kasım 2008
P S Ç P C C P
    Ara »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
%d blogcu bunu beğendi: